28 Kasım 2020 Cumartesi
Home / Genel / Müşteri Odaklı Hizmet Anlayışı ile Projelere “Özel Çözümler”

Müşteri Odaklı Hizmet Anlayışı ile Projelere “Özel Çözümler”

MİMSAN Satış ve Pazarlama Müdürü Hacer İlhan Yiğit: “Her yıl ciromuzun % 10’unu AR-GE’ye ayırıyoruz.”

MİMSAN Satış ve Pazarlama Müdürü Hacer İlhan Yiğit ile MİMSAN’ın inovatif kazan teknolojilerini, AR-GE faaliyetlerini, enerji tarafında hayata geçirdikleri biyokütle ve çöpten enerji santrali projelerini ve 2020 yılı hedeflerini konuştuk.

Öncelikle 1983’den beri sektörde yer alan Mimsan Grup’un inovatif kazan

teknolojilerihakkında bilgi verir misiniz? 

Mimsan, ısıtma sektördeki ticari hayatına, 1983 yılında mühendislik firması olarak başladı. 1999 yılında domestik olarak nitelendirdiğimiz sıcak su kazanlarıyla seri imalata başladık.

2001 yılından sonra ise endüstriyel kazan dizaynına ve imalatına başladık. 2007 yılından itibaren özellikle endüstriyel sistemlerde, akışkan yataklı kazan teknolojisiyle enerji üretim santralleri dizaynına odaklandık. Bu anlamda birçok farklı sektörde endüstriyel tesisler için kendi elektrik ve proses buhar ihtiyaçlarını karşılayacakları küçük ve orta ölçekli kojenerasyon santralleri ve atık ısıdan enerji santralleri kuruyoruz.

Ayrıca son on yılda da özellikle biyokütle ve çöpten enerji santralleri üzerine yoğunlaşmış bulunuyoruz. Bu tip atıktan enerji sistemlerinde de Türkiye pazarına uygun, ispatlanmış bir teknolojiyle çalışan konsept oluşturduk. Türkiye’de yenilenebilir enerji kanunu kapsamında, akışkan yataklı kazan sistemiyle biyokütlede altıncı; çöpten enerjide ise ikinci santralimizi kurmaktayız.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMANIN TEMELİNDE SATIŞ SONRASINDA DA

PROFESYONEL BİR SERVİS HİZMETİ SUNABİLMEK YATIYOR”

 

Ürün çeşitliliği ve kalite dışında, sektörde Mimsan’ı öne çıkaran unsurlar nelerdir?

Mimsan Grup olarak 37 yıldır müşteri memnuniyeti odaklı çalışıyoruz. Müşteri odaklı hizmet anlayışımız ile projelere “özel çözümler” sunuyoruz. Dünya standartlarında ürettiğimiz endüstriyel kazanlarımızla sektöre daima ilkleri kazandırdık.

Geliştirdiğimiz inovatif ürünler ve müşteri odaklı hizmet anlayışımız sayesinde müşterilerimiz ile sürdürülebilir bir işbirliği sağladık.

Sürdürülebilir olmanın temelinde satış sonrasında da profesyonel bir servis hizmeti sunabilmek yatıyor. Yurt genelinde ve yurt dışında hedef pazarlarda kurduğumuz servis ağı ile oluşan servis taleplerine oldukça hızlı bir şekilde dönüş sağlıyoruz. Özellikle endüstriyel kazanlarımızın kurulduğu tesislerde servis sözleşmeleri yapıyoruz. Çünkü endüstriyel kazanların Ar-Ge’si kadar satış sonrası bakım süreçlerinde de güçlü bir mühendislik alt yapısı gerekiyor.

Geçekleştirdiğimiz servis anlaşmaları dahilinde herhangi bir servis talebi olmaksızın yılda 3-4 defa kazanlarımızın performanslarını kontrol ediyoruz.

 

“ŞU ANDA KONUSUNDA UZMAN ÜÇ AYRI DANIŞMANLA ÇALIŞIYORUZ”

 

Uluslararası standartlarda imalat, ürün kalitesi ve Türk sanayisindeki gelişmeler ele alındığında sektör olarak daha etkin olabilmek adına neler söylenebilir?

Teknoloji her geçen gün hızla ilerliyor. Bu nedenle uluslararası standartları yakalamak için dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeniz ve teknolojik altyapınızı bu doğrultuda kurgulamanız gerekiyor.

Ayrıca yurt dışından konusunda uzman danışmanlarla çalışmakta oldukça önemli. Mimsan olarak biz bu konuya çok önem veriyoruz, şu anda konusunda uzman üç ayrı danışmanla çalışıyoruz. Her bir danışmanımız farklı konularda ve proseslerde firmamızı denetleyip, proseslerimizi geliştirici öneriler sunuyor.

Dünya standartlarında ürettiğimiz ürünlerimizin, uluslararası belgelendirme kuruluşları tarafından belgelendirilmesi çalışmaları da uluslararası rekabet ortamında hem firmalarımızın hem de sektörümüzün önünü açacak çalışmalar arasında yer alıyor.

“MÜŞTERİNİN İHTİYACINI DOĞRU TESPİT ETMEK GEREKİR’’

Kazanın tipi ve modeli seçilirken öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir?

Müşterinin ihtiyacını doğru tespit etmek gerekir, bu tespite göre kazan tipi belirlenir. Müşterinin kullanacağı yakıt, yakıt katı yakıtsa yakıtın özellikleri ve analizi, talep edilen kapasite ve talep edilen sistem çıktısı (sıcak su, buhar, sıcak gaz, kızgın yağ veya kızgın buhar) dizayn edilecek kazan tipini ve modelini belirleyen temel parametrelerdir.

Ayrıca domestik tipi sıcak su kazanlar için ise, binanın ısı kaybı esas alınarak seçilir. Isıl verimi ve ısıtma verdisi yüksek kazanlar, ilk yatırımın geri dönüş süresini kısaltacaktır. Yatırımcı veya işletme sahibi, doğru seçilmiş bir kazan ile ilk yatırım maliyeti, yakıt sarfiyatı, konfor ve çevre kirliliği konularında önemli bir kazanım sağlayacaktır.

“ŞU ANDA MİMSAN OLARAK, KURDUĞUMUZ SANTRALLERİN KURULU GÜCÜ

65 MWE “

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda yenilenebilir enerji kaynakları önem kazandı. Sizin de enerji santrali dizaynı ve kurulumu alanında sektörde lider firma olduğunuzu biliyoruz. Kurulumunu gerçekleştirdiğiniz enerji santrallerinin önemi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Biz biyokütle ve atıktan enerji çalışmalarımıza, henüz yenilenebilir enerji sistemleri bu kadar talep görmeden önce başlamıştık. Bu konuda ilk deneyimimizi Türkiye’de OYKA kağıt firmasının saha atığı olan ağaç kabuğundan enerji elde ederek başladık. Bu şekilde kurduğumuz sistem, sahada yangın çıkaran atıkları bertaraf ederek tesis için hem elektrik üretti hem de proses ihtiyacı olan buhar üretimini yaptı. Daha sonra, YEK (Yenilenebilir Enerji Kanunu) ile birlikte, biyokütleden enerji üretimine devlet desteği verildi. Bu kanunla birlikte, on yıl boyunca üretilen elektriğin 146 USD/MWe alımı garanti edildi. Tarifenin 133 USD/MWe’ı biyokütleden elektrik üretiminden ve 13 USD/MWe’ı ise yerli aksam tedariğinden (akışkan yataklı kazan ve jeneratör) oluşmaktadır.

Şu anda Mimsan olarak, kurduğumuz santrallerin kurulu gücü 65 MWe; devam eden projelerimizin devreye alınmasıyla birlikte 2020 Ekim’de kurulu gücümüz ise 100MWe seviyesine çıkacaktır. Biyokütle ve çöpten enerji santrallerinin en büyük faydası, doğada atıl olarak bulunan veya çevreye zarar veren atıkların enerji üretimi yoluyla bertaraf edilmesidir. Özellikle, bazı atık çeşitlerinde (zirai atık, orman atıkları, belediye çöpü ve arıtma çamuru gibi), enerji üretiminden ziyade atık bertarafı daha fazla ön plana çıkıyor. Bu santrallerin çevreye olan faydasının dışında, mevcut YEK kanunu sayesinde yatırımlar oldukça fizible hale geliyor.

 

’’YATIRIMCI, MUTLAKA TEKLİF TOPLADIĞI FİRMALARIN REFERANSLARINA DA

BAKMALIDIR’’

Enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz, siz yerli kaynakları kullanarak ülkemize katkı sağlıyorsunuz. Yerli kaynak konusunda atılım yapmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Yatırımcı öncelikle yatırdığı sermayenin geri dönüşüm süresine bakmalıdır, bu süre ülkemiz şartlarında maksimum 3 – 4 yıldır. Yatırım konusunda devletimizin teşvik mekanizmasını sürdürmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yatırımcı, mutlaka teklif topladığı firmaların referanslarına da bakmalıdır. Sonuçta bu sistemlerin fizible olması için en önemli faktörlerden biri sistemin emre amadeliğidir (availabilitesi). Sistemin, periyodik bakım dönemleri dışında, arıza yapmadan dizayn edilen kapasitede düzenli bir şekilde enerji üretimini yapması gerekir.

Firma tercihi yaparken , yerli ekipman tedariki sağlayan firmaların tercih edilmesi de oldukça önemlidir. Çünkü YEKDEM teşvik mekanizmasında 13USD/MWe yerli ekipman teşviki almak mümkündür. Biz Mimsan olarak Türkiye’de yerli ekipman teşviki alan yedi biyokütle santralinin dördünü tedarik etmiş bulunuyoruz.

“KENDİ İÇİMİZDE, BAĞIMSIZ BİR ŞEKİLDE AR-GE FAALİYETLERİNİ YÜRÜTEN BİR TASARIM MERKEZİMİZ BULUNUYOR”

Mimsan’ın Ar-Ge’ye bakış açısı nedir? Türkiye’de sektör Ar-Ge’ye yeterince önem veriyor mu?

Küreselleşen dünyada rekabet edebilmenin yolu yenilikçi, verimli ve teknolojik sistemler geliştirip, üretmekten geçiyor. Ancak sektör olarak Ar-Ge’ye gereken değerin henüz tam anlamıyla verilmediğini, bu konudaki bilincin yeni yeni oluştuğunu görüyoruz. İddialı olarak söyleyebilirim ki sektörümüzde Mimsan kadar Ar-Ge faaliyetlerine önem veren başka bir firma bulunmuyor. Kendi içimizde, bağımsız bir şekilde Ar-Ge faaliyetlerini yürüten bir tasarım merkezimiz bulunuyor. Her yıl ciromuzun %10’unu Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Çünkü global bir marka olabilmenin, teknoloji ve enerjide dışa bağımlılığın önüne geçebilmenin yolunun Ar-Ge harcamaları ve dolayısıyla Ar-Ge çalışmalarıyla doğru orantılı olduğuna inanıyoruz.

Sektörde yaşanan genel sıkıntılar nelerdir? Öneri ve eleştirileriniz var mı? 

Özellikle enerji sistemi yatırımlarında maalesef bilgi sahibi olmadan yatırımcıları yanlış yönlendiren STK’lar var. Kurulacak tesisin, ekolojik sisteme zarar vereceğinden bahsederek yatırımcıları yanlış yönlendiriyor veya bu şekilde yanlış bilgilendirmelerle birçok yatırımın, karar aşamasında iptal edilmesine neden oluyorlar. Bu nedenle özelikle çevreye faydası dokunacak biyokütleden ve çöpten enerji tesis projelerinin bir kısmı yatırıma dönüşmüyor.

 

Yatırımcıların bu tip sistem yatırımlarında, fiyat parametresinin dışında tedarikçi şirketlerin kalitesini ve referanslarını da değerlendirmelerini öneriyorum. Tecrübesi olmamasına rağmen, bu pazara girmek isteyen birçok firma rekabetçi olmak adına, oldukça düşük fiyatlar veriyor. Maliyet kalemleri tecrübe edilmeden verilen bu fiyatlarla, alınan işler hem tedarikçinin finansal geleceğini hem de projenin geleceğini tehlikeye sokuyor. Bu tip bitmemiş veya sorunlu referanslar ise sektörümüz adına kötü örnekler oluşturuyor. Bundan dolayı yatırımcılara, tedarikçi seçerken, ilk yatırım maliyetinin yanında operasyon maliyeti ve

sistemin emre amadeliğini göz önüne alarak tecrübeli tedarikçilerle çalışmalarını tavsiye ediyoruz.

 

Mimsan Grup olarak bu sene birçok ödül de aldınız. Bunlardan bir tanesi de “Şehir Çöplerinin Bertarafı ve Elektrik Enerjisi Üretimi” projenizle aldığınız Ar-Ge Ödülü idi. Bize bunlardan da bahseder misiniz?

Mimsan Grup olarak bu sene kurmuş olduğumuz biyokütle ve çöpten enerji santral referanslarımızla birçok teşvik edici ödül aldık. Bunlardan birincisi Oltan Köleoğlu Enerji’ye yapmış olduğumuz 5MWe kapasiteli Mecitözü Biyokütle santrali projemiz oldu. Bu projeyle ICCI Enerji Ödüllerinde Biyokütle kategorisinde ödül aldık. Ödül alan santralimiz, 2017 yılından itibaren elektrik üretmekte olup, sistem yakıt olarak zirai atık yakıyor.

İkinci ödülümüzü ise Akdeniz Üniversitesi “Çevre Hizmet Ödülleri” kapsamında Malatya’da kurmuş olduğumuz 4MWe çöpten enerji tesisimizle aldık.

Son olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen “2019 Verimlilik Proje Ödülleri” kapsamında “Şehir Çöplerinin Bertarafı ve Elektrik Enerjisi Üretimi” projesiyle “Büyük İşletme Ar-Ge” kategorisinde ödüle layık görüldük.

 

“DOMESTİK KAZANLARLA İLGİLİ ÜRETİMİMİZ VE AR-GE ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

 

Mimsan olarak bu sektöre domestik sıcak su kazanı imalatıyla başlamıştınız, bu tip ürünlerinizde yeni bir Ar-Ge faaliyetiniz var mıdır?

Elbette, domestik kazanlarla ilgili üretimimiz ve Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Ar-Ge ekibimiz tarafından yaklaşık iki yıl süren çalışmaların sonucunda, yeni ürünümüz olan  “Premix Tam Yoğuşmalı Yer Tipi Kazanları” geliştirdik. Bu kazanlarda, dijital LCD kontrol paneli ve Modbus özelliği sayesinde sisteme uzaktan erişim imkânı sunabiliyoruz.

Premix Tam Yoğuşmalı Yer Tipi Kazanlar, DIN 4702-8 normuna göre %109 gibi yüksek verimlilik sunuyor. Mevcut yapıda kapılardan rahatlıkla geçebiliyor ve tekerlekleri sayesinde kolayca taşınabiliyor. Ayrıca zemin sabitleme ayakları da bulunuyor. Sessiz çalışma (65 dBA) ve düşük NOx (35 mg / kWh) özelliğiyle ortamda maksimum konfor sağlayan kazanlarımız, 250 KW -350KW – 400KW ve 525KW olmak üzere dört ayrı kapasitede üretilecek şekilde dizayn edildi.

Şirket olarak 2020 hedefleriniz nelerdir?

Mimsan olarak 2020 yılında enerji konusundaki faaliyetlerimize ağırlık vereceğiz. Kojenerasyon tarafında atılım yapmak istiyoruz. Özellikle hem elektrik hem de buhar ihtiyacı olan kağıt, tekstil vb. sektörler için oldukça fizible olan kojenerasyon santrali alanına ağırlık vermeyi planlıyoruz.

Ayrıca Türki Cumhuriyetlerde satış ve servis ağımızı güçlendirecek çalışmaların startını verdik. Özellikle Özbekistan ofisimizin kısa sürede önemli referans projelere imza attığını söyleyebilirim. Son olarak Özbekistan şehir ısıtma işi ihalesini kazandık, sözleşme aşamasındayız. Benzer şekilde Kazakistan’da da yine bir şehir ısıtma işiyle ilgili olarak sözleşme aşamasına geldik, inşallah Şubat ayı içerisinde bunun da sözleşmesini imzalayacağız.